Koşmaya başlamak istiyorsun ama nereden tutacağını bilmiyorsun. İlk denemende iki yüz metre sonra nefesin kesildi ve "ben bu işi yapamam" diye düşündün. Aslında olan şey basit: vücudun henüz hazır değil ve sen ona hazırlanma süresi tanımadın. Aşağıdaki sekiz haftalık program tam olarak bunu yapıyor — yürüyüşle koşuyu karıştırarak, kalp ve kaslarına alışma zamanı vererek.
Evet. Plan zaten sıfır noktasından başlıyor; ilk hafta neredeyse tamamı yürüyüş. Bilinen bir kalp rahatsızlığın, ciddi bir eklem problemin ya da uzun süredir devam eden bir ağrın varsa başlamadan önce bir hekime danışman mantıklı olur.
Üç gün. Arada en az bir gün boşluk kalacak şekilde: örneğin pazartesi, çarşamba, cumartesi. Dört veya beş güne çıkmak ilk aylarda kazanç değil, sakatlık riski getiriyor. Dinlenme günleri de antrenmanın parçası; vücut asıl gelişimi o günlerde yapıyor.
Yanındaki biriyle konuşabileceğin hızda. Cümleyi tamamlayamıyorsan yavaşla. Yeni başlayanların en büyük hatası, koşuyu "hızlı gitmek" sanmak. Bu planın hedefi süre, hız değil.
Yeni model bir şey şart değil ama tabanı çökmüş, yılların ayakkabısıyla başlamak dizini ve ayak tabanını zorlar. Ayağına uygun bir koşu ayakkabısı seçmek, ilk haftalarda alacağın tek ciddi ekipman kararı. Kıyafet konusunda ise pamuk tişörtten kaçınıp nefes alan kumaş tercih etmek yeterli; koşu için gereken ekipman listesi sandığından kısa.
Her antrenmana 5 dakika tempolu yürüyüşle başla, sonunda 5 dakika yavaş yürüyüşle bitir. Aşağıdaki süreler ana bölüm.
Bir haftayı tamamlayamadıysan aynı haftayı tekrar et. Plan sekiz haftada bitmek zorunda değil; on birinci haftada bitirdiğin bir plan, yarıda bıraktığın plandan sonsuz kat iyi. Haftaya göre antrenman planı mantığını kavradığında ilerideki hedeflerini de aynı şekilde kurabilirsin.
Her antrenmandan sonra üç şey not et: tarih, süre ve nasıl hissettiğin. Bu üçü bile altı hafta sonra sana gerçek bir resim verir. Koşu defteri tutmanın en büyük faydası motivasyon değil, teşhis: bacaklarının hangi haftalarda ağırlaştığını, hangi saatlerde daha rahat koştuğunu ancak yazarak görürsün.
Hedefi süreden alışkanlığa çevir. "Bugün 25 dakika koşacağım" yerine "bugün dışarı çıkıp beş dakika yürüyeceğim" de. Çoğu kez beşinci dakikada devam edersin. Koşunun ruh haline etkisi zaten en hızlı fark edeceğin kazançlardan biri; ilk üç haftadan sonra kötü günlerde ayakkabıyı bağlamanın kendisi terapi gibi çalışmaya başlıyor.
| Konu | Kural |
|---|